Cami avlusuna bırakıyorum aklımdakileri
Herkes saklanınca, gerçekler bile
Teker teker ebeliyorum sağım solumdakileri
Eve geç kalıyorum her gece
İzliyorum bir banka oturup sessizce
Sıraya girmişleri, kuyrukta bekleyenleri
Adımı yazmayı unutmayın diyorum listeye
Seviyorum sırayı bozmadan ölenleri
Cebimde unutuyorum ellerimi
O halde bile toprak değiyor ellerime
Değmez diyorum sil gözlerini
Takılıyorum bir bebeğin gözlerine
Birazdan seni de çağırırlar üzülme
Sözüm, tedirgin ediyor sıradakileri
Aldırmayın baylar yağ sürün ekmeğinize
Ben şu deli çocuk, hani kefen reklamındaki
Büyüdükçe kısıyorum sesimi
Şarkı biterken fark edilmesin diye
Kolluyorum öndekinin ensesini
İsmi okunanı yakın hissediyorum kendime
Bir sessizlik giriyor eski kahveye
Her neyse yarım kalıyor bardaktaki
Diyorum herkesi götürdüler de
Okeye döneni neden götürürler ki
Düşünüyorum hazır olmayan kendimi
Zaten hiç hazır olamayız nedense
Sesli düşünme diyor ön koltuktaki
Şimdi indireceksin kalbime
Hastanın başucunda beklerken gelen kahve
Dışa vuruyor aslında aklımızdakileri
Yatırımlar, toplantılar büyük mesele
Ölmekten az mı önemli okul taksitleri
Ay ışığında seyrediyorum gölgemi
Çok yalnız kalacak ben gidince
Mesken tutar belki evimi
Toprağın soğukluğu düşünce üstüme
Öksürükten davetiye dağıtıyorum herkese
Gidiyoruz akşam eve gider gibi
Ölmek iyi gelir kemik erimesine
Hem canı sıkılırdı insan ölmeseydi
Yarım kalırsa ne olur bir gencin dönem ödevi
Miras kalır henüz alfabedeki kardeşine
Ne kadar garip değil mi? Kimse öldüğünü söyleyemez kimseye…
Okunma Sayısı : 754
|