Ana SayfaAna Sayfa
Untitled Document
Edebiyatçı insanı görmezden gelmemelidir, gelemez. Dünyada olup bitenler, insana dair her şey, tüm olumsuzluklar edebiyatçının sesini yükseltmesi için geçerli sebeplerdir. Türkiye’de bir sokak çocuğunun varlığı, bir çocuğun öldürülmesi de kalemine sarılması için yeterlidir, Etiyopya’da bir çocuğun açlıktan ölmesi de. Bir ağacın gereksiz yere kesilmesi de, orman yangınları da… İnsanı insan yapan tüm değerlere sahip çıkmak, yazı ile korumak edebiyatçının ‘görevidir’.
Nedir Edebiyat?

İnsanın kendini ifade etme biçimlerinden biri... Konuşarak aktaramayacaklarını yazarak dile getirmesi... Söyleyemediklerini biriktirmesi, içini dökmesi... Daha fazla insan ile iletişim kurabilme olanağı...

Kağıdın sudan ucuz hale gelmesi, okur yazar oranının %90lara dayanması, insanların yaşam mücadelesinin daha ütopik bir boyut kazanması ve bunun da beraberinde boş zamanları ve hobileri getirmesi edebiyatı hemen herkesin kazması ile var olduğu bir tarla haline getirdi. Zamanla 'edebiyat yapmanın' nedenleri de 'edebiyatçılar' kadar değişim gösterdi tabii.

Toplumların sorunlarını irdeleyen ve çözüm önerilerini şiirlerle, öykülerle, denemelerle, romanlarla sunan edebiyatçılardan sonra, modern zamanlarda, edebiyatı bireysel tatminiyet adına kullanan, sorunlara malzeme olarak kabul eden, sorunların kendisini var edeceğini düşünerek çözümden uzak duran, yalnız kendisini kurtarmayı düşleyen edebiyatçılar türedi.

Dünyanın dört bir tarafında, tarihte hiç olmadığı kadar kötülük vuku buluyor. Devletler, iletişimin gücüne rağmen, yedi milyar insanın şahit olmasına rağmen, 2000'li yıllarda milyonlarca insanı öldürebiliyor örneğin. İnsanlar çocuklarını çöp kutularına atabilecek kadar insanlıktan uzaklaşabiliyorlar. Afrika'da, Asya'da insanlar açlıktan ve susuzluktan ölebiliyorlar. Komşularımız evlerinde ölüyor ve biz, ölümün kokusunu duyuncaya dek durumu fark edemiyoruz. İnsanlar hala ırkçılık ile, din farklılıkları nedeniyle birbirlerine kin dolu gözlerle bakıyorlar ve bununla yetinmeyip birbirlerini öldürmek için tüm ilimlerini bombalar üretmeye adıyorlar ve öldürüyorlar da birbirlerini.

Toplumlar, aralarına aldıkları kimliksizler yüzünden iç savaşlar ile birbirlerini yok ediyorlar hala. Diktatörler var hayatın her anında hala! Bilgisine vakıf olduğumuz tüm erdemlere, tüm ahlak bilgisine, etiğe, empati sanatına rağmen, insanlık olarak en ahlak dışı kaldığımız zamanları yaşıyoruz.

Herkes kitap çıkarma sevdasında... Her yazar bir gazetede köşe kapma amacında... Birbirlerine sataşarak, birbirlerinin kötü yönlerini deşip eleştirerek(!) var olma çabasında... Yazarların birbirleriyle tartışmaları, ülkenin gerçek gündemini çoktan aşmış, geri plana itmiş durumda.

Edebiyatçı insanı görmezden gelmemelidir, gelemez. Dünyada olup bitenler, insana dair her şey, tüm olumsuzluklar edebiyatçının sesini yükseltmesi için geçerli sebeplerdir. Türkiye’de bir sokak çocuğunun varlığı, bir çocuğun öldürülmesi de kalemine sarılması için yeterlidir, Etiyopya’da bir çocuğun açlıktan ölmesi de. Bir ağacın gereksiz yere kesilmesi de, orman yangınları da… İnsanı insan yapan tüm değerlere sahip çıkmak, yazı ile korumak edebiyatçının ‘görevidir’.

Siyasetin parçası olan, siyasetçilerin kuklası olan ve hatta tamamen zıt olarak, siyasetçileri kukla gibi oynatan yazarlar, topluma olan aidiyetlerini, kimliklerini çoktan kaybetmişlerdir. Satmak için yazmak gibi bir alışkanlığı var hele çoğu edebiyatçının. İnanılmaz…

Yüzyıllardır akan kanı durdurmak için büyük bir savaş vermesi gerekiyor edebiyatın; edebiyat, ‘barıştır’.

İnsanoğlunun tüm değerlerini, bilgi birikimini, tarihini koruması gerekiyor edebiyatın; edebiyat, ‘değerdir, değerli olanın bilincinde olmaktır’.

Daha az sahip olanların maruz kaldıkları tüm haksızlıklara karşı durmalıdır edebiyat; edebiyat, ‘sahiplenmektir, sahip çıkmaktır’.

Yalnız bırakılanların, kaderine terk edilenlerin, aç bırakılanların yanında olmaktır edebiyat; edebiyat, ‘paylaşmaktır’.

Edebiyat, farkında olmaktır! 

Farkında olmak adına çabalamaktır. Farkındalık kazandırmak adına üretmektir.  

Dünyayı her yeni gün daha da yaşanılmaz hale getiren insanoğluna ‘DUR!’ diyebilecek yegane yoldur edebiyat.

 

 

 

16 Ekim 2009 Cuma İstanbul/Yenibosna

cihat-albayrak@hotmail.com

http://edebiyatuniversitesi.ning.com

Okunma Sayısı : 268

   
Yazarın Önceki Makaleleri
» Yürüyorum!
» 15 Saniye: Saadert
» Edebiyatta İletişim Eksikliği
» Aidiyetlerimiz: Kimliklerimiz
» John Berger!
» Metropolde Bir Kadının Sessiz Çığlığı
» Biraz Yalnızlık, Biraz Can Sıkıntısı Ya Rab!
» Muhalefet!
» Bu Bir Önsözdür!
» Çocukça!
» Savaş Tanrısı…
» Nişanlıya Mektuplar
» En Uzak Mesafe: Yalnızlık
Yorum Ekleme
Adınız E-Posta
Şehir Ülke
Yorum
Henüz eklenmiş bir yorum bulumamadı!
 
Ahmet Taşgetiren
Ali Ramazan Dinç
Emine Şenlikoğlu
Hayrettin Karaman
Hekimoğlu İsmail
Latif Erdoğan
M. Fethullah Gülen
Mahmud Es’ad Coşan
Mehmet Kırkıncı
Mustafa Sungur
Mustafa İslamoğlu
Nazan Bekiroğlu
Osman Nuri Topbaş
Said Özdemir
Sezai Karakoç
Vehbi Vakkasoğlu
Ümit Meriç
Şule Yüksel Şenler

 
Afyoni
Bayram Kusursuz
Birol Topuz
Ceyhun Emre Teoman
Cüneyt Eren
H. İsmail Gazi
M. Sacit Arvasi
Musa Hûb
Ramazan Kerpeten

 
Abbas Erdoğan
Abdulkadir Öğdüm
Abdullah Doğan
Abdullah Kibritçi
Ahmet Albayrak
Ahmet Alp Altay
Ahmet Solmaz
Ali Keçe
Alper Selçuk
Altuğ Öztürk
Arif Onur Solak
Arzu Cihangir
Aykut Kaya
Ayşe Bağca
Ayşe Koçer
Ayşe Zorlu
Ayşegül Genç
Bay Hiç
Bedri Katipoğlu
Berk Eker
Berna Pak
Bilal Ani
Bilal Atış
Bilal Can
Burak Cem
Cahid Sinan Belhi
Can Yılmaz
Cemile Gözde
Cevat Benar
Cihat Albayrak
Cihat Furkan Güler
Danyal Nacarlı
Derman Dertli
Derman Durak
Doğan Polat
Efe Kırmızı
Elif Güvey
Emine Batar
Emine Yavuz
Emrullah Can
Enes Beşer
Eray Korkmaz
Eren Alp Sıdkızade
Esma Bilben
Eylül Aydan
F.Mehmet Tiyanşan
Fatih Dağlar
Fatma Yüksel
Fâtıma Zehra Merinos
Feride Özge Çaylak
Feyza Çubuk
Feyza Yılmaz
Fikriye Turan
Filiz Konca
Fuat Türker
Göksun Taşpınarlıoğlu Düzcü
Hakan İlhan Kurt
Handan Everest
Hatice Su
Hilal Küçük Özdamar
Hurşit Nasiri
Kadim Dolunay
Kalender Yıldız
Kemal Baş
Kübra Doğan
Lâl-i Rehgüzâr
Lâle Yârâ
Levent Çakıroğlu
Leyla Karaca
M. Ebuzer Gülter
M. Lübeyne Bal
M.Sait Konar
Mahmud Celal Özmen
Meftun–ı Gül
Mehmet Akif Yazılıtaş
Mehmet Kızılay
Mehmet Yaşar Genç
Mehmet Şar
Muhammed Esiroğlu
Muhammed Meriç
Musa Karakaya
Mustafa Kurt
Mustafa Nazif
Oğuzhan Gencer
Osman Girgin
Rabia Çağlayan
Raziye Betül Çetin
Reyhan Güner
Rıfat Araz
Sami Rencber
Sare Nokta
Sarper Sağlam
Seda Atmaca
Sefa Toprak
Seher Ortaöner
Selami Ay
Selim Doğan
Selma Sezen
Sezer Çalışkanoğ
Sümeyra Aktaş
Sümeyra Demir
Tûbâ Hacılarlı
Uğur Akdin
Veysel Türk
Yakup Emrah
İbrahim Akın
Yelda Adley
İkbâl Betül Armağan
İnci Okumuş
Yusuf Eralp
Yüksel Acar
Zeynep Çayır
Zeynep Çoşkun
Zeynep Şimşek
Ziya Paşa Akyürek
Züleyha Çay
Zümre Altan
Ömer Ekinci Micingirt
Ömer Faruk Erdem
Ömer Şahinli
Özge Çaylak
Öznur Altıntaş
Şahan Coker
Şerif Aydın

 
Abbas Akpolat
Arzu Durmuş
Aysun Yollardagezer
Ayşegül Tûlû
Cemal Kaya
Eda Aktaş
Elif İşyar
Eyyup Yaşar
Fatma Altuner
Ferhat Bayraktar
Gül Nisa
Harun Ata
Hasan Meydan
Hülya Yücel Ergün
Kevser Banu
Melek Koçak
Meryem Seval Ağarı
Murat Ebruli
Mustafa Akıncı
Mustafa Nur Sezer
Müberra Aktürk
Pinhan
Sami Yaylalı
Selman Maltaş
Sinay Avşar
Talip Sevilay
Tûba Bozkurt
Yağmur İlgün
Yaşar Karayiğit
Ümit Demir
Yusuf Tımarlı
Yusuf Şahin
Zafer Şık
Şevket Çağrı
Şüheda İslâm

Site İçi Arama
Yakinlarimiz
Ahmet Taşgetiren

Firaset net

Altınoluk

Hayrattin Karaman

Hekimoğlu İsmail

M.Fethullah Gülen

M.Es'ad Çoşan

Mustafa İslamoğlu

Gönül Dünyamız

Vehbi Vakkasoğlu

Herkül

Sorularla İslamiyet

Yeni Ümit

Yenidünya Dergisi

Kurtuba Dergisi

Feta Medeniyeti

Değirmen Dergisi

Darulfünun

Filbahar Dergisi

 
Son YorumlarIrak’a Nebi Eliyle Yapılan Tayin...
Ne kadar güzel... Hatırlatanlardan Allah razı olsun.. (Nimet)

Kahvenin 400 Yıllık Hatrı
Türkmen bey kardeşim sızıntıda çıkan yazı da bu kardeşimize aittir. Yuşa IRMAK Yayın Yönetmeni (Yusa IRMAK)

Kahvenin 400 Yıllık Hatrı
Kopya! Sizintinin bir kac yil once yayinladigio yaziyi ariyordum, bu cikti karsima ayip yahu, suslu ... (Turkmen)

Annenin Doğum Günü
Annemin doğumda neler çektiğini bir daha bana hatırlattınız. Teşekkür ederim. Bir de babam ile ilgil... (zeynep karaaslan)

Siyahî Köle
sen ne olduğumuzu nerede kim olduğumuzu ne için varolduğumuzu bize ne kadar aciz olduğumuzu bana bir... (Esra)

Hakkımızda | İletişim | Körpe Kalem Olmak
2006 (c) KörpeKalemler.com | Her hakkı mahfuzdur.