Ana SayfaAna Sayfa
Untitled Document
Yüreklerimiz ki kaygan zeminlerin yolcusudur. İnsanoğlu bazen muhtaç olduğunu sever, bazen de kendine muhtaç olanı… bazen de hiçbir karşılık beklemeden sever; her şeyine rağmen sever. Bitmeyen bir aşk’la bağlanır yüreğinin rengin(d)e..Muhtaç olduğuna olan aşk, insanın doğasındandır; bir yoksunluk, bir sığınma ihtiyacıdır. Oysa kendisine muhtaç olana olan aşk, benliğine, kendi var’larına olan bir tutkudur; insanın bu kaygan zeminde ayaklarını kaydırıverir.
Her Dem Âşk

 

Aşk, insanın yüreğinde öyle uslu bir çocuk gibi dizlerini çöküp iki büklüm oturmaz. Aşk, harekettir; semâ etmektir. Göle düşen taşın akisleri kadar nettir aşk’ın akisleri, yansımaları. Aşk’ın tezahürü olarak yaratılan her şeyin yapı taşı olan atomun çekirdeğindeki elektronlar dahi durağan olmazken, aşk’ı stabil olarak düşünmek, ya da öyle yaşamaya çalışmak aşk’ın doğasına muhalefet olur.

 

Uzun süren kuraklıktan sonra yağmurla buluşan toprağın kokusudur aşk. Baharın gelmesiyle birlikte kelebeklere, kuşlara kavuşan tabiatın heyecanıdır. Sevenin heyecanından sevilenin yüreğine durmadan akan bir çağlayan gibidir aşk. Her katrede artan; her katrede yoğunlaşan, gücüne güc katan..Taşları ufalayan, dağları delen güçtür.

 

En sevdiği beldeyi bırakıp hicret edebilmenin adıdır aşk. En sevdiklerini paylaşan ensar’a o kutlu nebi’nin ‘’ben size kendimi bıraktım’’  sözüdür. Cansız sandığımız hurma kütüğünün kürsü olma şerefi elinden alındığı vakit ağlamasıdır aşk. Güvercinlerin, örümceklerin en kutlu aşık’ı koruma gayretidir. Ayakları şişinceye kadar kılınan namazdadır aşk’ın tezahürleri; ölünceye kadar savaşmaktadır. ‘’fidake ebii ve ümmii’’ diyebilen ashab’ın ahvâlidir aşk’ın âyinesi.

 

Geceyi dost iline hicrete vesile bilip yanmayı aşk’ın gereği bilen pervanenin halidir aşk. Yandığını fark edemeden ölümü kucaklamaktır. Fütursuzca yürümek, varacağın yeri sorgulamamaktır. Göz yaşının hesabını yapmadan ağlamaktır gecelerde. Elinde kalanın  hesabını yapmadan verebilmektir.Bir ihtiyaçtır aşk; bazen de muhtaç olduğuna bir iştiyaktır.

 

Bir bebeğin, sessizliğe bürünmüş etrafı süzerken ya da yalnızlık hissiyle sesini duyurmaya çalışırken annesini gördüğündeki heyecanıdır aşk. ‘’Hiçbir şey’’ iken, ‘’bir şey’’ olmasına vesile olana karşı bilmediği, tanımadığı, anlatamadığı bir bağlılıktır aşk.  Sıkıca tuttuğu elin, yanağını dayadığı yanağın kokusudur. Her yürek aşk’a gebe dünyaya gelir aslında; çünkü her bebek annesine aşık olarak dünyaya gelir. Belki de onun aşk’ına karşılık rabbimiz dilimizin kıyısını duayla süsler her dem. Yüreğimiz, onun için endişelenir, gayretimiz çoğalır. aşk’tandır ki yorulmak bilmez bedenimiz.

 

Yüreklerimiz ki kaygan zeminlerin yolcusudur. İnsanoğlu bazen muhtaç olduğunu sever, bazen de kendine muhtaç olanı… bazen de hiçbir karşılık beklemeden sever; her şeyine rağmen sever. Bitmeyen bir aşk’la bağlanır yüreğinin rengin(d)e..Muhtaç olduğuna olan aşk, insanın doğasındandır; bir yoksunluk, bir sığınma ihtiyacıdır. Oysa kendisine muhtaç olana olan aşk, benliğine, kendi var’larına olan bir tutkudur; insanın bu kaygan zeminde ayaklarını kaydırıverir.

 

Önce aşk vardı. Söz, aşk’a elbise olması için yaratıldı; ama söz yol aldıkça anladı ki aşk’ı anlatmaya ne gücü yeter ne de ömrü. ve sözün bittiği yerde yine aşk vardı. Ve…bugün maalesef ayağı kayan insanların durduğu çizgide; yani  insanlığın, insafın bittiği yerde yine aşk’ın iç sızısı var. Yine aşk var; nefesini tutmuş öylece izliyor ve soruyor onların sual kabul etmeyen yüreklerine ‘’ne zaman içlerinizde çırpınıp duran aşk’ı hatırlayacaksınız?’’

Okunma Sayısı : 594

   
Yazarın Önceki Makaleleri
» “Elif” Olmak…
» Tûfan’dan sonradır hayat!
» Bu Şehrin Simasına Tebessüm Yakışır
» Can'a Iraksak, Canan Nerde?
» Şimdilik Avuçlarıma Alamıyorum Gülü...
» Çok Sokak Bu Kalbe Çıkar da...
» Ey Benim Bahr-i Cân’ım!
» Ey Ölüm!
» Asâlete Yakışan Âsîlik
» Zulüm Hiç Yakışmadı Bu Nazik Ellerimize
» Yetimliğimizin Gölgesinde, Özleyen Yüreğimiz...
» Yaslandım Kendime
» Kelimeler...
» y/anılma
» Ölüm Yazılırken Alnımıza...
» Tut Yüreğimin Ellerinden...
» Aşk’ın En Taze Hali..
Yorum Ekleme
Adınız E-Posta
Şehir Ülke
Yorum

hanne

her dem aşk! aslında yüreğimizin sessizliğinde yukselen cıglıktır bu.tesekkürler.
 
Ahmet Taşgetiren
Ali Ramazan Dinç
Emine Şenlikoğlu
Hayrettin Karaman
Hekimoğlu İsmail
Latif Erdoğan
M. Fethullah Gülen
Mahmud Es’ad Coşan
Mehmet Kırkıncı
Mustafa Sungur
Mustafa İslamoğlu
Nazan Bekiroğlu
Osman Nuri Topbaş
Said Özdemir
Sezai Karakoç
Vehbi Vakkasoğlu
Ümit Meriç
Şule Yüksel Şenler

 
Afyoni
Bayram Kusursuz
Birol Topuz
Ceyhun Emre Teoman
Cüneyt Eren
H. İsmail Gazi
M. Sacit Arvasi
Musa Hûb
Ramazan Kerpeten

 
Abbas Erdoğan
Abdulkadir Öğdüm
Abdullah Doğan
Abdullah Kibritçi
Ahmet Albayrak
Ahmet Alp Altay
Ahmet Solmaz
Ali Keçe
Alper Selçuk
Altuğ Öztürk
Arif Onur Solak
Arzu Cihangir
Aykut Kaya
Ayşe Bağca
Ayşe Koçer
Ayşe Zorlu
Ayşegül Genç
Bay Hiç
Bedri Katipoğlu
Berk Eker
Berna Pak
Bilal Ani
Bilal Atış
Bilal Can
Burak Cem
Cahid Sinan Belhi
Can Yılmaz
Cemile Gözde
Cevat Benar
Cihat Albayrak
Cihat Furkan Güler
Danyal Nacarlı
Derman Dertli
Derman Durak
Doğan Polat
Efe Kırmızı
Elif Güvey
Emine Batar
Emine Yavuz
Emrullah Can
Enes Beşer
Eray Korkmaz
Eren Alp Sıdkızade
Esma Bilben
Eylül Aydan
F.Mehmet Tiyanşan
Fatih Dağlar
Fatma Yüksel
Fâtıma Zehra Merinos
Feride Özge Çaylak
Feyza Çubuk
Feyza Yılmaz
Fikriye Turan
Filiz Konca
Fuat Türker
Göksun Taşpınarlıoğlu Düzcü
Hakan İlhan Kurt
Handan Everest
Hatice Su
Hilal Küçük Özdamar
Hurşit Nasiri
Kadim Dolunay
Kalender Yıldız
Kemal Baş
Kübra Doğan
Lâl-i Rehgüzâr
Lâle Yârâ
Levent Çakıroğlu
Leyla Karaca
M. Ebuzer Gülter
M. Lübeyne Bal
M.Sait Konar
Mahmud Celal Özmen
Meftun–ı Gül
Mehmet Akif Yazılıtaş
Mehmet Kızılay
Mehmet Yaşar Genç
Mehmet Şar
Muhammed Esiroğlu
Muhammed Meriç
Musa Karakaya
Mustafa Kurt
Mustafa Nazif
Oğuzhan Gencer
Osman Girgin
Rabia Çağlayan
Raziye Betül Çetin
Reyhan Güner
Rıfat Araz
Sami Rencber
Sare Nokta
Sarper Sağlam
Seda Atmaca
Sefa Toprak
Seher Ortaöner
Selami Ay
Selim Doğan
Selma Sezen
Sezer Çalışkanoğ
Sümeyra Aktaş
Sümeyra Demir
Tûbâ Hacılarlı
Uğur Akdin
Veysel Türk
Yakup Emrah
İbrahim Akın
Yelda Adley
İkbâl Betül Armağan
İnci Okumuş
Yusuf Eralp
Yüksel Acar
Zeynep Çayır
Zeynep Çoşkun
Zeynep Şimşek
Ziya Paşa Akyürek
Züleyha Çay
Zümre Altan
Ömer Ekinci Micingirt
Ömer Faruk Erdem
Ömer Şahinli
Özge Çaylak
Öznur Altıntaş
Şahan Coker
Şerif Aydın

 
Abbas Akpolat
Arzu Durmuş
Aysun Yollardagezer
Ayşegül Tûlû
Cemal Kaya
Eda Aktaş
Elif İşyar
Eyyup Yaşar
Fatma Altuner
Ferhat Bayraktar
Gül Nisa
Harun Ata
Hasan Meydan
Hülya Yücel Ergün
Kevser Banu
Melek Koçak
Meryem Seval Ağarı
Murat Ebruli
Mustafa Akıncı
Mustafa Nur Sezer
Müberra Aktürk
Pinhan
Sami Yaylalı
Selman Maltaş
Sinay Avşar
Talip Sevilay
Tûba Bozkurt
Yağmur İlgün
Yaşar Karayiğit
Ümit Demir
Yusuf Tımarlı
Yusuf Şahin
Zafer Şık
Şevket Çağrı
Şüheda İslâm

Site İçi Arama
Yakinlarimiz
Ahmet Taşgetiren

Firaset net

Altınoluk

Hayrattin Karaman

Hekimoğlu İsmail

M.Fethullah Gülen

M.Es'ad Çoşan

Mustafa İslamoğlu

Gönül Dünyamız

Vehbi Vakkasoğlu

Herkül

Sorularla İslamiyet

Yeni Ümit

Yenidünya Dergisi

Kurtuba Dergisi

Feta Medeniyeti

Değirmen Dergisi

Darulfünun

Filbahar Dergisi

 
Son YorumlarIrak’a Nebi Eliyle Yapılan Tayin...
Ne kadar güzel... Hatırlatanlardan Allah razı olsun.. (Nimet)

Kahvenin 400 Yıllık Hatrı
Türkmen bey kardeşim sızıntıda çıkan yazı da bu kardeşimize aittir. Yuşa IRMAK Yayın Yönetmeni (Yusa IRMAK)

Kahvenin 400 Yıllık Hatrı
Kopya! Sizintinin bir kac yil once yayinladigio yaziyi ariyordum, bu cikti karsima ayip yahu, suslu ... (Turkmen)

Annenin Doğum Günü
Annemin doğumda neler çektiğini bir daha bana hatırlattınız. Teşekkür ederim. Bir de babam ile ilgil... (zeynep karaaslan)

Siyahî Köle
sen ne olduğumuzu nerede kim olduğumuzu ne için varolduğumuzu bize ne kadar aciz olduğumuzu bana bir... (Esra)

Hakkımızda | İletişim | Körpe Kalem Olmak
2006 (c) KörpeKalemler.com | Her hakkı mahfuzdur.