hayat bu mudur pırlayan kuşlar, güzel akşamlar bir seherin tadı içimizde bir bebeğin paytak yürüyüşü ne kalacak geriye şehrin ışıklarından bir gülümseme belki albümlerden arta kalan.
avuçlarım acıyor sevgilim
dünya kayıyor ellerimden bu damarlarımda akan bu yaşlansa da taptaze duran hayat akıyor ve hüzün ne de yakışıyor kıymetini bilene.
akşamlarımız vardı muhabbet dolu şen şakrak şu akvaryum şu şişko balık şu resim de çok komik bak bu en sevdiğim kazağım bunlar da okuldan arkadaşlar şimdi her şeye ne kadar uzağım.
sabahlarımız vardı kuş sesleri, ah o menekşeler severdim gün doğarken gezmeyi ve taze ekmek kokusu yaşadım işte bir ninni gibi
II
ben hayatı ninemin ellerinde gördüm bayat ekmek gibi ufalanan tadı yoktu hiç bir şeyin bir teheccüd vakti kadar alnı öpülesiydi secdenin bir öğle vakti uykuya dalmak anladın değil mi sevdiğim.
bahadır balkondan bakıyor o hasta adam sigara içiyor şu kadın çok titiz yağmura bile yüz vermiyor gülesi geliyor insanın gülesi geliyor bebek görünce zaten bebekler de gülüyor dünyalık ne varsa işte
her şeye...
pamuk şeker yemeliyiz elma şekeri de vapura da binmeliyiz son kere son kere İstanbul sefası
bu Allahın belası sigaradan son fırt bu hayatta son nefes son bir işrak gitmeliyiz
hayatı tadında bırakarak...
Okunma Sayısı : 600
|